Portföy Yönetim Görüşü - 16 Mart
Yönetici Özeti
"İran-İsrail çatışması, piyasa dinamiklerini temelden değiştirdi. Artan enerji maliyetleri, yükselen CDS primleri ve enflasyonist baskılar nedeniyle portföy stratejisi, "yüksek risk iştahından" "temkinli ve defansif duruşa” dönüştü. Bu yeni dönemde, para piyasası fonları reel getiri sunarak portföylerin omurgasını oluşturmaya devam ediyor. Riskli varlıklar daha az yer alıyor. Altın ise koruma aracı olarak portföylerde kalmaya devam ediyor."
Varlık Sınıfı Beklentileri

Yerli Hisseler (+1): Risk iştahının gerilemesi, yabancı ilgisinin azalması ve faiz indirim beklentilerindeki ötelenme yerli hisseler için beklentileri zayıflattı.
ABD Hisseleri (0): Savaş sonrası ABD’de enflasyon beklentilerindeki bozulma ve ara seçimler öncesi değişen politik beklentiler de olumsuz etki sundu.
TL Sabit Getiriler (+2): Reel getiri seyrinin devam etmesini bekliyoruz. Riskli varlıklara ilişkin beklentilerin gerilediği bu dönemde portföyde TL sabit getiriler daha yüksek taşınmalı.
USD Sabit Getiriler (-1): CDS primlerindeki yükseliş USD cinsi borçlanma araçlarında zararların oluşmasına sebep oldu. Savaş sonrasında bu kayıpların geri kazanılmasını beklesek de, kur risklerini düşük gördüğümüz için TL sabit getirilerin daha iyi bir alternatif olmaya devam edeceğini düşünüyoruz.
Kıymetli Madenler (+1): Savaş ile güçlenen dolar ve yükselen faizler altın tarafını olumsuz etkilese de jeopolitik risklerin artık hep gündemde olması beklenen bir dönemde altına portföylerde yer verilmeye devam edilmeli.
Makroekonomik Durum ve Jeopolitik Şokun Etkileri
2026 yılının ilk aylarında makroekonomik görünüm, jeopolitik gelişmelerin gölgesinde kaldı.
Askeri Çatışma ve Petrol Şoku: Savaş brent petrol fiyatlarının sert yükselmesine sebep oldu. Sürecin devam etmesi petrol fiyatlarının yüksek kalmasına ve petrol bazlı ürünlerde fiyat artışlarına sebep oluyor.
Enflasyon ve Para Politikası: Enerji şoku ve enflasyonist baskı nedeniyle faiz indirim döngüsüne "jeopolitik ara” verildi. Savaşın devam etmesi halinde indirim beklentileri ötelenebilir.
Cari Denge ve Turizm Riskleri: Yüksek enerji maliyetleri cari açığı olumsuz etkilerken, jeopolitik riskler turizm gelirleri tarafında kısmi negatif etkiye sebep olabilir.
Risk Primi (CDS): Bölgesel belirsizlikler küresel risk iştahını azalttı. Ayrıca, Türkiye'nin CDS primlerinde yükselişe ve yabancı sermaye akımlarında yavaşlamaya neden oldu.
Varlık Sınıfı Bazlı Detaylı Analiz
-
TL Sabit Getirili Varlıklar ve Para Piyasası
Para piyasası ürünleri, portföylerin "omurgası" olma özelliğini koruyor. Enflasyonun üzerinde reel getirilerin devam etmesini beklediğimiz için özellikle geçmişte alınmış stopaj avantajlı fonların korunması, yatırımcılar için kritik bir değer sunuyor. Kur tarafında enflasyonun altında bir artış beklediğimiz için önümüzdeki dönemde de TL sabit getirili varlıkların USD cinsinden getiri sunmaya devam etmesini bekliyoruz.
KLU ve KPR fonları bu amaçla değerlendirilebilir.
-
Yerli Hisse Senetleri
“Jeopolitik sis" nedeniyle yerli hisselerde yıl başında düşündüğümüz seviyelere ulaşma süresinin uzadığını değerlendiriyoruz.
Kısa Vadeli Baskı: Yükselen risk primi ve enflasyon riskleri piyasayı sınırlamaktadır.
Fırsat Alanı: Çatışmanın sona ermesine dair sinyallerin (ateşkes vb.) gelmesi durumunda güçlü bir toparlanma yaşanabilir.
Sektörel olarak ise, gıda perakende, sağlık, enerji ve savunma sektörleri görece daha dirençli kalabilir. Diğer taraftan, havacılık ile enerji ve finansman maliyetlerine duyarlı sektörler görece olumsuz etkilenebilir.
KPC fonu yerli hisse portföyleri için değerlendirilebilir.
-
Kıymetli Madenler
Merkez bankalarının alımları ve USD dışı değer saklama arayışı ile altın artık sadece "kasko" değil, getiriyi zenginleştiren yapısal bir bileşen haline geldi. Savaş koşulları altını cazip varlık sınıfı konumuna getiriyor.
Savaşın sebep olduğu enflasyon artışı, lojistik maliyetlerdeki yükseliş ve ürün bulma sorunları küresel ekonomik büyümeyi zayıflatabilir. Bu durum, gümüş fiyatlarını baskılayabilir. Gümüş tarafında güçlü kurumsal alımların belirsizliği sebebiyle kıymetli maden portföylerinin altın yoğun olmasını öneriyoruz. KUT fonunu (Kıymetli Madenler) buna dikkat ederek yönetiyoruz.
-
Yabancı Hisseler ve Mega Trendler
ABD hisselerinde 2025'teki genel yükselişin tekrarlanma ihtimali bize göre azaldı. Ancak portföylerde şu temalar korunmalı:
Enerji Güvenliği: Yenilenebilir enerji ve nükleer altyapı yatırımları.
Yapay Zeka ve Elektrifikasyon: Yeni üretim paradigması olarak stratejik önemini koruyor.
KNJ ve KIK fonlarında bu temalara kısmi yatırımlar bulunuyor.
Stratejik Senaryo Analizleri
İran merkezli çatışmanın seyrine göre iki temel senaryo üzerinde duruyoruz:
Kısa Süren Çatışma: ABD’nin geri çekilmesi ve Hürmüz boğazının açılması halinde petrol fiyatları geriler, enflasyon baskısı hafifler ve hisse piyasalarında bir toparlanma başlar. Bu durumda para piyasasından hisse senetlerine geçiş yapılmalıdır. Risklerin azalması halinde kademeli alım yapılabilir.
Uzun Süren Çatışma: Hürmüz Boğazı'nın uzun süre kapalı kalması petrolün 100 dolar üzerinde kalıcılaşmasına, cari açığın büyümesine ve faiz indirimlerinin ertelenmesine yol açar. Bu senaryoda para piyasası fonları, defansif hisseler ve altın taşıyarak savunmacı bir duruş tercih edilmelidir.
Sonuç
Mevcut piyasa koşulları, yatırımcıların panik yapmak yerine disiplinli bir portföy yönetimi uygulamasını zorunlu kılıyor. Portföylerin "fırtınaya karşı dayanıklı" hale getirilmesi için nakit benzeri varlıkların (Para Piyasası) ve güvenli limanların (Altın) ağırlığı artırılmalı, hisse senedi tarafında ise dirençli ve defansif şirketlere odaklanılmalı.
Varlık dağılımını portföy yöneticilerine devretmek isteyen yatırımcılar ise Değişken Fonlar'ı tercih edebilir. KME (temkinli), KDE (dengeli), KUD (dinamik) ve KUA (agresif) fonları bu açından tercih edilebilir.
Dr. Bayram Veli Salur, CFA
Genel Müdür Yardımcısı
Chief Invesment Officer